Cuma Namazı Vakti ve Kılınışı – Şartları, Hutbe ve Zuhr-i Âhir
Son güncelleme:
Cuma namazı öğle vaktinde kılınır ve ikindi vaktinin girmesiyle vakti çıkar. Şartları, camideki akışı, geç kalanın ne yapacağı ve zuhr-i âhir uygulaması bu sayfada anlatılıyor.
Cuma namazının vakti
Cuma namazının vakti öğle namazının vaktidir. Güneşin tepe noktasını geçmesiyle, yani zevalden sonra başlar ve ikindi vaktinin girmesiyle biter. Cumaya ait ayrı bir vakit yoktur; bulunduğunuz yerin sayfasında yazan öğle ve ikindi saatleri o gün cumanın da sınırlarını verir. Haftalık vakit tablolarında cuma satırı ayrıca işaretlidir.
Namazın farzına ikindi vakti girmeden başlanmış olması gerekir. Vakit çıktıktan sonra cuma kılınmaz ve cuma namazı kaza edilmez; kaçıran kişi o günün öğle namazını dört rekat olarak kılar.
Hutbenin de vaktin içinde okunması şarttır. Öğle vakti girmeden okunan bir hutbenin ardından kılınan cuma sahih olmaz. Vakit yaz ve kış aylarında saatlerce kayar; bu yüzden cami saatleri mevsim boyunca sabit kalmaz.
Kimlere farzdır
Cuma namazı, şartlarını taşıyan kişiye farz-ı ayındır ve o gün öğle namazının yerine geçer. Hanefî mezhebinde farz olmasının şartları şunlardır.
- Müslüman, akıllı ve bâliğ olmak.
- Erkek olmak. Kadınlara farz değildir; camiye gidip kılarlarsa namazları sahihtir ve o günün öğle namazı yerine geçer, ayrıca öğle kılmaları gerekmez.
- Mukim olmak. Seferî olan, yani Hanefî mezhebine göre doksan kilometre ve daha uzağa yolculuğa çıkmış kişiye cuma farz değildir; kılarsa geçerli olur.
- Sağlıklı olmak. Camiye gitmesi güçlük doğuracak hasta, çok yaşlı ya da yürüyemeyen kişiye ve bir hastanın yanından ayrılamayan bakıcısına farz değildir.
- Yolun açık olması. Can ya da mal güvenliğini tehdit eden bir durum, yolu kapatan ağır bir hava özür sayılır.
Kendisine farz olmayan kişi o günün öğle namazını kılar. Farz olmamakla geçerli olmamak aynı şey değildir: bu kişiler camiye gidip cumayı kılarsa namazları sahihtir ve öğlenin yerini tutar.
Namazın sahih olması için gerekenler
Yukarıdakiler kişiyle ilgilidir, aşağıdakiler namazın kendisiyle. Biri eksik kalırsa cuma sahih olmaz.
- Vakit. Namazın öğle vakti içinde kılınması.
- Cemaat. Ebû Hanîfe'ye göre imamın dışında en az üç kişinin bulunması. Şâfiî mezhebine göre kırk kişi aranır; yurt dışında küçük cemaatlerin karşılaştığı en belirgin fark budur.
- Hutbe. Namazdan önce ve vakit içinde okunması.
- Cemaatle kılınması. Cuma tek başına kılınmaz.
- Şehir ya da şehir hükmünde bir yerleşim. Klasik fıkıhta aranan mısır şartı.
- Umumi izin. Cami kapılarının herkese açık olması, namazın belirli bir gruba kapatılmaması.
Bu şartların çoğu cemaatin değil, namazı kıldıran ve camiyi düzenleyenlerin sorumluluğundadır. Cemaate düşen, vakit içinde camide bulunmaktır.
Camideki akış: dış ezandan son sünnete
Türkiye'deki camilerde cuma günü öğle vakti girdiğinde şu düzen işler.
| Sıra | Ne yapılır | Rekat | Not |
|---|---|---|---|
| 1 | Dış ezan | — | Öğle vakti girince okunur. |
| 2 | Cumanın ilk sünneti | 4 | Öğlenin ilk sünneti gibi kılınır. |
| 3 | İç ezan | — | Hatip minbere çıkıp cemaate hitap ettikten sonra okunur. |
| 4 | Hutbe | — | Oturarak dinlenir, konuşulmaz. |
| 5 | Kamet | — | Hatip minberden iner ve namaza geçilir. |
| 6 | Cuma farzı | 2 | Cemaatle kılınır, kıraat açıktan yapılır. |
| 7 | Cumanın son sünneti | 4 | Farzın hemen ardından kılınır. |
| 8 | Zuhr-i âhir | 4 | Uygulaması camiden camiye değişir. |
| 9 | Vaktin sünneti | 2 | Zuhr-i âhir kılınmışsa onun ardından kılınır. |
Farz iki rekattır ve kıraat açıktan yapılır. Camide kılınan rekat sayısı toplamda on altıyı bulur; bunun ikisi farz, geri kalanı sünnet ve zuhr-i âhirdir.
Hutbe okunurken
Hutbe cuma namazının ayrılmaz parçasıdır ve dinlenmesi vaciptir. Hatip minbere çıktığı andan namaz bitene kadar şunlara dikkat edilir.
- Konuşulmaz. Selam verilmez, verilen selam alınmaz.
- Sünnet ya da nafile namaz kılınmaz. Hutbe başladığında camiye giren kişi olduğu yere oturur, sünnetini sonraya bırakır.
- Kur'an okumak, tesbih çekmek gibi ibadetler de bu sürede yapılmaz. Yapılması gereken tek şey hutbeyi dinlemektir.
Türkiye'de uygulama iki parçalıdır: hatip minberde önce Türkçe hutbeyi okur, kısa bir oturuşun ardından Arapça olan iç hutbeye geçer. Namazın sıhhati bakımından esas olan, hutbenin hamd, şehâdet, salavat ve nasihat gibi kendi rükünlerini taşımasıdır.
Geç kalan ne yapar
Hutbeyi dinlemek vaciptir, ancak cuma namazının sıhhat şartı kişinin hutbede bulunması değil, hutbenin okunmuş olmasıdır. Bu yüzden hutbeye yetişemeyip namaza yetişen kişinin cuması geçerlidir.
İmama sonradan uyan kişiye mesbûk denir ve durumu şöyledir.
- Birinci rekatın rükûunda yetişen kişi namazın tamamını imamla kılmış olur, sonradan tamamlayacağı bir şey kalmaz.
- İkinci rekatın rükûunda yetişen kişi bir rekat almış olur; imam selam verince kalkıp bir rekat kılar ve namazı tamamlar.
- Yalnızca son oturuşa yetişen kişi de Hanefî mezhebine göre cumaya yetişmiş sayılır; imamın selamından sonra kalkıp iki rekat kılar ve kıldığı namaz cuma olur. Şâfiî mezhebine göre ise en az bir rekata yetişmek gerekir, yetişemeyen kişi öğle namazına niyet ederek dört rekat kılar.
Rükûa yetişmenin ölçüsü, imam rükûdan doğrulmadan önce tekbir alıp rükûa varmaktır.
Zuhr-i âhir: cumadan sonra öğle namazı
Cumanın son sünnetinden sonra pek çok camide dört rekatlık bir namaz daha kılınır. Buna zuhr-i âhir, yani son öğle denir. Niyeti genellikle şöyle yapılır: “Vaktine yetişip de eda edemediğim son öğle namazının farzına niyet ettim.”
Uygulamanın arkasında iki ihtiyat kaygısı vardır.
- Klasik fıkıhta bir şehirde cumanın birden fazla camide kılınmasının caiz olup olmadığı tartışılmıştır. Bu görüşü esas alanlar, kıldıkları cumanın geçerli sayılmama ihtimaline karşı o günün öğle namazını da kılmayı tercih etmiştir.
- Cumanın şartlarından birinde bilinmeyen bir eksiklik bulunma ihtimali de aynı ihtiyatı doğurmuştur.
Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu'nun görüşüne göre, cuma namazı şartlarına uygun biçimde kılındığında ayrıca öğle namazı kılmak gerekmez; bir şehirde birden çok camide cuma kılınmasında da sakınca bulunmamaktadır. Zuhr-i âhir kılanlar ise nafile kılmış olur.
Cemaat açısından pratik durum şudur: uygulama camiden camiye değişir. İmam kıldırıyorsa ona uymak, kıldırmıyorsa ayrıca kılmakla kendini yükümlü saymamak iki tarafı da rahatsız etmeyen yoldur. Bu, cemaatin birbirini eleştirmesini gerektiren bir mesele değildir.
Cuma gününün diğer uygulamaları
Cuma gününe ait, namazın dışında kalan birkaç uygulama vardır.
- Gusletmek, temiz elbise giymek ve güzel koku sürünmek.
- Camiye erken gitmek, oturanların arasından geçerek öne ilerlemeye çalışmamak.
- Kehf sûresini okumak müstehap sayılmıştır.
- Salavat getirmek ve dua etmek.
- Cuma kılınan bir yerde, cumayla yükümlü olduğu halde kılamayan kişinin öğle namazını cemaatle kılması uygun görülmemiştir; bu namaz tek başına kılınır.
Sıkça Sorulan Sorular
Cuma namazının vakti ne zaman başlar, ne zaman biter?
Cuma namazının vakti öğle namazının vaktiyle aynıdır. Güneşin tepe noktasını geçmesiyle başlar, ikindi vakti girdiğinde biter. Hutbenin de bu vakit içinde okunmuş olması gerekir. İkindi vakti girdikten sonra cuma namazı kılınmaz.
Hutbeye yetişemedim, cuma namazım geçerli mi?
Evet. Hutbeyi dinlemek vaciptir, ancak namazın sıhhat şartı hutbenin okunmuş olmasıdır, kişinin onu dinlemiş olması değil. Namaza yetişen kişinin cuması geçerlidir. Hanefî mezhebinde imama son oturuşta yetişen kişi bile cumaya yetişmiş sayılır ve imamın selamından sonra kalkıp iki rekatı tamamlar.
Cuma namazından sonra ayrıca öğle namazı kılmak gerekir mi?
Camilerde son sünnetten sonra kılınan dört rekatlık namaza zuhr-i âhir denir ve bir ihtiyat uygulamasıdır. Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu'nun görüşüne göre cuma şartlarına uygun kılındığında ayrıca öğle namazı gerekmez; kılanlar ise nafile kılmış olur. Uygulama camiden camiye değişir, imamın kıldırdığına uymak en pratik yoldur.
Kadınlar cuma namazı kılabilir mi?
Cuma namazı kadınlara farz değildir, ancak camiye gidip kılmaları geçerlidir. Kıldıklarında namaz o günün öğle namazı yerine geçer, ayrıca öğle kılmaları gerekmez. Kılmayanlar öğle namazını dört rekat olarak kılar.
Cuma namazını kaçıran ne yapar?
Cuma namazı kaza edilmez. Vaktinde kılamayan kişi o günün öğle namazını dört rekat olarak kılar. Cuma kılınan bir yerde bu öğle namazını cemaatle kılmak uygun görülmemiştir, tek başına kılınır.